Sahte Fatura ve Re’sen Vergi Tarhı

kamu
İzmir 1. Vergi Mahkemesi

Esas No: 2014/1455 Karar No : 2015/363

İstemin Özeti: Davacı şirket tarafından, 2008 yılında sahte belge kulladığı gerekçesi ile sevk edildiği takdir komisyonunca takdir edilen matrah üzerinden katma değer vergisi tablolarının yeniden düzenlenmesi sonucu ödenecek vergi çıkan adına resen tarh olunan vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin; takdir komisyonunun yeterli inceleme ve araştırma yapmadığı, varsayımdan hareketle tarh ve ceza kesme yoluna gidildiği, bahse konu faturaların sahte olmadığı, bir kısım ödemelerin çekle yapıldığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Vergi Mahkemesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:

Vergi Usul Kanununun “Re’sen Vergi Tarhı” başlıklı 30’uncu maddesinde, resen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah ve matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış ve maddenin 6’ncı bendinde; tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması hali resen tarh nedeni olarak belirlenmiştir.

Aynı kanunun “Takdir Kararı” başlıklı 31’inci maddesinde, takdir komisyonunca belli edilen matrah veya matrah kısmının takdir kararına bağlanılacağı belirtilmiş, “Komisyonların Görevleri” başlıklı 74’üncü maddesinin (a) fıkrasının 1’inci bendinde, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak; 2’nci bendinde ise vergi kanunlarında yazılı fiat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmek komisyonun görevleri olarak belirlenmiştir.

Öte yandan; Katma Değer Vergisi Kanununun 29’uncu maddesinde de, katma değer vergisi indirim mekanizması düzenlenmiş, 29’uncu maddenin (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda göserilen katma değer vergisini indirebilecekleri belirtilmiştir.

Katma değer vergisi, mal ve hizmetlerin üzeriminden tüketimine kadar geçen üretici, tüketici, yarı toptancı, perakendeci gibi her aşamada katılan değer üzerinden alınan, her aşamada matrahı katma değer olan ve sonunda tümü tüketici üzerine kalan bir vergi olup bu vergiyi diğer vergilerden ayıran en önemli özellik, indirim mekanizmasıdır. Mekanizmanın işleyişi, emtia teslim ve hizmet bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu satışların girdilerine ilişkin olarak ödenen katma değer vergisinin indirilmesi esasına dayanmaktadır. Vergi mükellefi, katma değer vergisi sistemi içinde, aracı görevi yapar. Sattığı mal ve hizmetler üzerinden tahsil ettiği vergiden mal ve hizmet alışında ödediği vergiyi indirir, bakiyesini devlete öder. Bu işlem her safhadaki mükellef tarafından tekrarlanmaktadır.

3065 sayılı Kanunun 29’uncu maddesine göre mükellefler kendilerine yapılan teslim ve hizmetler nedeniyle düzenlenen fatura ve benzeri vesikalardaki katma değer vergisini indirim konusu yapabilirler. Ancak, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3’üncü maddesinin (B) bendinde ifade edildiği üzere vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır. Bu kuralın gereği olarak mükelleflerin Katma Değer Vergisi Kanununun yukarıda sözü edilen 29’uncu maddesi hükmünden yararlanabilmelerinin ön şartı fatura ve benzeri vesikaların gerçeği yansıtmasıdır. Bu madde hükümlerine göre mal alışları nedeniyle yüklenilen katma değer vergilerinin indirim ve iade konusu yapılabilmesi için faturaların gerçek bir mal alım satımı karşılığı düzenlenmesi gerekmektedir. Mükelleflerce indirim konusu yapılan katma değer vergilerine ilişkin fatura ve benzeri belgelerin gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı ve düzenlenen belgelerin muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olduğu hususlarının vergi dairesince, Vergi Usul Kanunu uyarınca yapılacak inceleme sonucu açık ve somut bir şekilde tespit edilmesi durumunda, indirim konusu vergilerin reddi ve resen vergi tarhiyatına konu yapılabileceği açıktır.

Bu kapsamda; Vergi Usul Kanununun 134’üncü maddesinde, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sağlamak olduğu; aynı maddenin 2’nci fıkrasında ise, incelemeye yetkili olanlar tarafından lüzum görüldüğü takdirde incelme, işletmeye dahil iktisadi kıymetlerin fiili envanterinin yapılmasına ve beyannamelerde gösterilmesi gereken unsurların tetkikine de teşmil edilebileceği hüküm altına alınmıştır.

Tüm bu açaklamalar ışığında; mükellefler kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla düzenlenen fatura ve benzeri vesikaların gerçeği yansıtmadığı ve sahte fatura olduğu hususunun ortaya konulmuş olması durumunda 3065 sayılı Kanun ile getirilen ve katma değer vergisine özgü bir mekanizma olan indirim mekanizmasından yararlanamayacaklardır. Ancak; sahte fatura kullanıldığı hususu, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 134’üncü maddesi uyarınca usulüne uygun olarak yapılacak vergi incelemesi sonucunda düzenlenecek vergi inceleme raporu ile tespit edilebilecek bir durumdur zira, burada tespit edilecek husus, matrahın beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi değil, mükellefin yasal defterlerine kaydetmek suretiyle indirim konusu yaptığı faura ve belgleerin gerçek durumu yansıtıp yansıtmaması olup, böyle bir durumda; vergi daireleri, mükellefin katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle hakkında tarhiyat yapılabileceklerdir.

Dosyanın incelenmesinden; davacı şirketin, hakkında sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge ticareti yaptığına ilişkin vergi tekniği raporu bulunan mükelleflerden aldığı faturaları kullandığı gerekçesi ile takdir komisyonuna sevk edildiği, takdir komisyonunca takdir edilen matrah üzerinden incelenen ve izleyen yıl katma değer vergisi tablolarının yeniden düzenlendiği, düzeltme sonucu ödenecek vergi çıkan uyuşmazlık konusu dönemler için cezalı tarhiyatın yapıldığı anlaşılmaktadır.

İdari işlem ve tasarruflarla kişilerin hukukunda haricen değişiklik yapma ve yetki ve imtiyazına sahip olan idarenin, bu yetkisini kullanırken öncelikle yetkinin kullanılmasına ilişkin şekil ve koşullarının belirlendiği usul kanunlarının kendi üzerine yüklediği görevler çerçevesinde hareket etmesi gerekir. Zira Anayasada yer alan hukuk devleti ilkesinin doğal bir sonucu da idarenin işlem ve eylemlerini, hukuk kuralları çerçevesinde ve yine bu kuralların yüklediği görev ve yetki kapsamında yürütmesidir.

Takdir komisyonlarının görevi; 213 sayılı Kanun uyarınca, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak ile vergi kanunlarında yazılı fiat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmektir. 3065 sayılı Yasada öngörülen indirim mekanizması ise, vergilendirme tekniği açısından, matrah takdirinden farklı bir müessese olup mükelleflerin; gerek sahte fatura kullanmaları gerekse defter ve belgelerini ibraz etmemeleri gibi durumlarda, matrah takdrini gerektiren bir husus bulunmaması nedeniyle, bu tür fiillerin, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 29’uncu ve 34’üncü maddelerinde düzenlenen, indirim mekanizması içinde değerlendirilmesi suretiyle, katma değer vergisi indirimleri yönünden yapılacak vergi incelemesi ile bir sonuca bağlanması gerekmektedir. Bu nedenle, bu gibi hallerde, mükelleflerin matrah takdiri için takdir komisyonlarına sevk edlmesi ve kendisine matrah, servet ve kıymet takdiri görevi verilmiş olan ve katma değer vergisi indirim reddi yetkisi bulunmayan takdir komisyonlarınca takdir edilen matrah üzerinden cezalı tarhiyat yapılması mümkün değildir.

Bu durumda; davacı şirketin sahte fatura kullandığından bahisle takdir komisyonuna sevk edilmesi üzerine, katma değer vergisi indirim reddi yetkisi bulunmayan takdir komisyonunca alınan karara istinaden katma değer vergisi tablolarının yeniden düzenlenmesi sonucu ödenecek vergi çıkan uyuşmazlık konusu dönemler için yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle DAVANIN KABULÜNE dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılmasına bu kararın tebliğini izleyen günden itibren (30) gün içinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

2015 yılı bağımsız denetime tabi olma hadleri

Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan:

(20.02.2015 tarih ve 29273 sayılı R.G de yayımlanmıştır.)
(Değişiklikler yerlerine işlenmiştir)

Karar No: 75935942-050.01.04 – [01/2]

Toplantı Tarihi: 12/2/2015

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca 23/1/2013 tarihli ve 28537 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2012/4213 sayılı “Bağımsız Denetime Tabi Olacak Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı”nın 4 üncü maddesinin altıncı fıkrasına dayanılarak hazırlanan ve 12/3/2013 tarihli ve 28585 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Bağımsız Denetime Tabi Olacak Şirketlerin Belirlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararına İlişkin Usul ve Esaslar”da 1/2/2015 tarihli ve 29254 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bağımsız Denetime Tabi Olacak Şirketlerin Belirlenmesine Dair Kararda Değişiklik Yapılması Hakkında Karar ile yapılan değişikliklere uyum sağlanması amacıyla ekli “Bağımsız Denetime Tabi Olacak Şirketlerin Belirlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararına İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik Yapılması Hakkında Usul ve Esaslar” kabul edilmiştir.

EK

BAĞIMSIZ DENETİME TABİ OLACAK ŞİRKETLERİN BELİRLENMESİNE

DAİR BAKANLAR KURULU KARARINA İLİŞKİN USUL VE ESASLARDA

DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA USUL VE ESASLAR

MADDE 1 – 12/3/2013 tarihli ve 28585 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bağımsız Denetime Tabi Olacak Şirketlerin Belirlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararına İlişkin Usul ve Esasların;

a) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasındaki tablo başlığında yer alan “75 milyon TL”, “150 milyon TL” ve “250” ibareleri sırasıyla “50 milyon TL”, “100 milyon TL” ve “200” şeklinde değiştirilmiştir.

b) 10 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki tablo başlığında yer alan “75 milyon TL”, “150 milyon TL” ve “250” ibareleri sırasıyla “50 milyon TL”, “100 milyon TL” ve “200” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 2 – Bu Usul ve Esaslar 1/1/2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3 – Bu Usul ve Esaslar hükümlerini Kurum Başkanı yürütür.

Bağımsız Denetime Tabi Olacak Şirketlerin Belirlenmesi

Karar Sayısı : 2012/4213

(23.01.2013 tarih ve 28537 sayılı R.G de yayımlanmıştır.)

  Ekli “Bağımsız Denetime Tabi Olacak Şirketlerin Belirlenmesine Dair Karar”ın yürürlüğe konulması; Maliye Bakanlığının 29.11.2012 tarihli ve 1786 sayılı yazısı üzerine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 397 nci maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 19.12.2012 tarihinde kararlaştırılmıştır.

BAĞIMSIZ DENETİME TABİ OLACAK ŞİRKETLERİN BELİRLENMESİNE

DAİR KARAR

Amaç ve kapsam

MADDE 1- (1) Bu Kararın amacı, 13.1.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 398 inci maddesi kapsamında denetime tabi olacak şirketlere ilişkin usul ve esasları belirlemektir.

Tanımlar

MADDE 2- (1) Bu Kararda geçen;

a) Kurum: Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunu,

b) Şirket: 6102 sayılı Kanunda düzenlenen sermaye şirketlerini,

c) TMS: Türkiye Muhasebe Standartlarım,

ifade eder.

(2) Bu Kararda tanımı bulunmayan terimler TMS’deki anlamlarıyla kullanılmıştır.

Bağımsız denetime tabi olacak şirketler

MADDE 3- (1) Tek başına veya bağlı ortaklıkları ve iştirakleriyle birlikte aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini sağlayan şirketler ile ekli (I) sayılı liste kapsamında yer alan şirketler, 6102 sayılı Kanun ile 26.9.2011 tarihli ve 660 sayılı Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri çerçevesinde bağımsız denetime tabidir:

a) (2014/5973 sayılı Kararla değişen bent.Geç:1.1.2014 Yür:14.03.2014)Aktif toplamı yetmişbeş milyon ve üstü Türk Lirası.(*)

b) (2014/5973 sayılı Kararla değişen bent.Geç:1.1.2014 Yür:14.03.2014)Yıllık net satış hasılatı yüzelli milyon ve üstü Türk Lirası. (*)

c) (2014/5973 sayılı Kararla değişen bent.Geç:1.1.2014 Yür:14.03.2014)Çalışan sayısı ikiyüzelli ve üstü. (*)

(2)Ekli (II) sayılı liste kapsamında yer alan şirketler, tek başına veya bağlı ortaklıkları ve iştirakleriyle birlikte listede belirtilen sınırlamalar dikkate alınarak, 6102 sayılı Kanun ile 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri çerçevesinde bağımsız denetime tabidir.

(3)Ekli (I) sayılı liste kapsamında yer alanlar hariç olmak üzere 24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanuna tabi kuruluşlar ile ekli (II) sayılı listenin yedinci sırası kapsamına giren kuruluşlar hariç olmak üzere sermayesinin en az % 50 ve daha fazlası Devlete, il özel idarelerine, kanunla kurulmuş vakıflara ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan şirketler bu Kararın kapsamı dışındadır.

Uygulamaya ilişkin esaslar

MADDE 4- (1) Şirketler, bu Kararda belirtilen üç ölçütten en az ikisinin sınırlarını art arda iki hesap döneminde aşmaları durumunda müteakip hesap döneminden itibaren bağımsız denetime tabi olur. Bağımsız denetime tabi şirketler, söz konusu ölçütlerden en az ikisine ait sınırların art arda iki hesap döneminde altında kalmaları ya da bir hesap döneminde söz konusu ölçütlerden en az ikisinin sınırlarının yüzde yirmi veya daha fazla altında kalmaları durumunda, müteakip hesap döneminden itibaren bağımsız denetim kapsamından çıkarılır.

(2)  Bu Kararda belirtilen üç ölçütten ikisinin sınırlarının aşılıp aşılmadığının belirlenmesinde; şirketin aktif toplamı ve yıllık net satış hasılatı bakımından yürürlükteki mevzuat uyarınca hazırladıkları önceki yıllara ait (son iki yıldaki) finansal tablolar, çalışan sayısı bakımından ise şirkette önceki yıllardaki (son iki yıldaki) ortalama çalışan sayısı esas alınır.

(3) Bağlı ortaklıkları ve iştirakleri bulunan şirketler açısından bu Kararda belirtilen üç ölçütten ikisinin sınırlarının aşılıp aşılmadığının belirlenmesinde; aktif toplamı ve yıllık net satış hasılatı bakımından ana ortaklık ve bağlı ortaklığa ait finansal tablolarda yer alan kalemlerin toplamı (varsa grup içi işlemler yok edilir), çalışan sayısı bakımından ise ana ortaklıkta ve bağlı ortaklıkta önceki yıllardaki (son iki yıldaki) ortalama çalışan sayılarının toplamı dikkate alınır. İştirakler açısından, söz konusu ölçütler iştirakteki hisseleri oranında dikkate alınır.

(4) Bağımsız denetime tabi şirketlerin ara dönem sınırlı bağımsız denetim yükümlülükleri, mevzuatta hüküm bulunmaması halinde Kurum tarafından belirlenir.

(5)Bu Kararda düzenlenmeyen hususlarda TMS’de yer alan hükümlere göre uygulama yapılır.

(6)Bu Kararın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Kurum yetkilidir.

Geçiş hükümleri

GEÇİCİ MADDE 1- (1) Ekli (II) sayılı listenin yedinci sırası ile sadece kamu iktisadi teşebbüsleri bakımından olmak üzere aynı listenin dördüncü sırasında yer alan hükümler 1/1/2015 tarihinden itibaren uygulanır.

Yürürlük

MADDE 5-(l) Bu Karar 1.1.2013 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Yürütme

MADDE 6- (1) Bu Karar hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

 (I) SAYILI LİSTE

1) Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tabi şirketlerden;

a) Yatırım kuruluşları,

b) Kolektif yatırım kuruluşları,

c) Portföy yönetim şirketleri,

ç) İpotek finansmanı kuruluşları,

d) Varlık kiralama şirketleri,

e) Merkezi takas kuruluşları,

f) Merkezi saklama kuruluşları,

g) Veri depolama kuruluşları, ğ) Derecelendirme kuruluşları,

h) Değerleme kuruluşları,

ı) Sermaye piyasası araçları bir borsada ve/veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda işlem gören anonim şirketler.

i) (2014/5973 sayılı BKK ile eklenen bent. Geç:01.01.2014 Yür:14.03.2014) “Nitelikli yatırımcılara satılmak üzere pay hariç sermaye piyasası aracı ihraç eden anaonim şirketler”

2) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun düzenleme ve denetimine tabi şirketlerden;

a) Bankalar,

b) Derecelendirme kuruluşları,

c) Finansal holding şirketleri, ç) Finansal kiralama şirketleri,

d) Faktoring şirketleri,

e) Finansman şirketleri,

f) Varlık yönetim şirketleri,

g) Finansal holding şirketleri üzerinde 5411 sayılı Kanunda tanımlandığı şekliyle nitelikli paya sahip olan şirketler.

3) 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ile 28/3/2001 tarihli ve 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu kapsamında faaliyet göstermekte olan sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri.

4) “Borsa İstanbul Piyasalarında”  faaliyet göstermesine izin verilen yetkili müesseseler, kıymetli madenler aracı kurumlan, kıymetli maden üretimi veya ticareti ile iştigal eden anonim şirketler.

5) 10/2/2005 tarihli ve 5300 sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu I hükümleri uyarınca anonim şirket halinde kurulan tarım ürünleri lisanslı depo şirketleri ile  11.8.1982 tarihli ve 2699 sayılı Umumi Mağazalar Kanunu hükümleri uyarınca Anonim Şirket şeklinde kurulan şirketler.

6) Ulusal karasal, uydu ve kablolu televizyon sahibi medya hizmet sağlayıcı şirketler.

 (II) SAYILI LİSTE

1) Sermayesinin en az % 25’i kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, sendikalara, derneklere, vakıflara, kooperatiflere ve bunların üst kuruluşlarına doğrudan veya dolaylı olarak ait olan şirketlerden aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini sağlayanlar.

a) Aktif toplamı kırk milyon ve üstü Türk Lirası.

b) Yıllık net satış hasılatı elli milyon ve üstü Türk Lirası.

c) Çalışan sayısı yüz yirmi beş ve üstü.

2) Yurt çapında günlük olarak gazete yayımlayan şirketlerden aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini sağlayanlar.

a) Aktif toplamı elli milyon ve üstü Türk Lirası.

b) Yıllık net satış hasılatı yetmiş beş milyon ve üstü Türk Lirası.

c) Çalışan sayısı yüz yetmiş beş ve üstü.

3) Kaynak tahsisi içermeyen yetkilendirme sahibi şirketler ile çağrı merkezi şirketleri hariç olmak üzere, 15.1.2004 tarihli ve 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu, 5.11.2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1525 inci maddesi kapsamında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu denetimine tabi olan şirketlerden aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini sağlayanlar.

a) Aktif toplamı yetmiş beş milyon ve üstü Türk Lirası.

b) Yıllık net satış hasılatı yüz milyon ve üstü Türk Lirası.

c) Çalışan sayısı iki yüz elli ve üstü.

4) 20.2.2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu, 18/4/2001 tarihli ve 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanunu, 4.12.2003 tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ve 2.3.2005 tarihli ve 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu düzenlemelerine tabi olarak faaliyet gösteren lisans, sertifika veya yetki belgesi sahibi şirketlerden (4046 sayılı Kanun hükümlerine tabi kamu iktisadi teşebbüsleri hariç) aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini sağlayanlar.

a) Aktif toplamı yetmiş beş milyon ve üstü Türk Lirası.

b) Yıllık net satış hasılatı yüz milyon ve üstü Türk Lirası.

c) Çalışan sayısı iki yüz elli ve üstü.

5)  Sermaye piyasası araçları bir borsada ve/veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda işlem görmeyen ancak Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında halka açık sayılan şirketlerden aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini sağlayanlar.

a) Aktif toplamı on beş milyon ve üstü Türk Lirası.

b) Yıllık net satış hasılatı yirmi milyon ve üstü Türk Lirası.

c) Çalışan sayısı elli ve üstü.

 6) Gayri faal olan veya faaliyetleri geçici olarak durdurulan veya iptal edilmiş olan (gerekli ana sözleşme değişiklikleri ve benzeri prosedür işlemleri henüz gerçekleştirilmemiş olanlar dahil) iştirak ve şirketler hariç olmak üzere, Tasarruf Mevduatı ve Sigorta Fonunun (iştirakleri ile mülga 4389 sayılı Bankalar Kanunu ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu) kapsamında Fon tarafından denetimi ve yönetimi devralman şirketlerden aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini sağlayanlar.

a) (2014/5973 sayılı Kararla değişen bent.Geç:1.1.2014 Yür:14.03.2014)Aktif toplamı yetmişbeş milyon ve üstü Türk Lirası.(**)

b) (2014/5973 sayılı Kararla değişen bent.Geç:1.1.2014 Yür:14.03.2014)Yıllık net satış hasılatı yüzelli milyon ve üstü Türk Lirası. .(**)

c) (2014/5973 sayılı Kararla değişen bent.Geç:1.1.2014 Yür:14.03.2014)Çalışan sayısı ikiyüzelli ve üstü. .(**)

7) 8.6.1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında faaliyet gösteren kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları ile sermayesinin en az % 50’si belediyelere ait olan şirketlerden aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini sağlayanlar.

a) Aktif toplamı kırk milyon ve üstü Türk Lirası.

b) Yıllık net satış hasılatı elli milyon ve üstü Türk Lirası.

c) Çalışan sayısı yüz yirmi beş ve üstü.

_______________________________________

(*)Madd 3/a,b,c bentleri (2014/5973 sayılı BKK ile değişmeden önceki.şekli Yür:1.1.2013-31.12.2014 tarihleri arası)   

a) Aktif toplamı yüz elli milyon ve üstü Türk Lirası.

b) Yıllık net satış hasılatı iki yüz milyon ve üstü Türk Lirası.

c) Çalışan sayısı beş yüz ve üstü.

(**)II sayılı Listenin/6-a.b.c. bentleri  (2014/5973 sayılı BKK ile değişmeden önceki.şekli Yür:1.1.2013-31.12.2014 tarihleri arası  )

a) Aktif toplamı yüz elli milyon ve üstü Türk Lirası.

b) Yıllık net satış hasılatı iki yüz milyon ve üstü Türk Lirası.

c) Çalışan sayısı beş yüz ve üstü.

Bağımsız Denetçi Mührü Usul ve Esasları

Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan:

BAĞIMSIZ DENETÇİ MÜHÜR TEBLİĞİ

(11.02.2014 tarih ve 28910 sayılı R.G de yayımlanmıştır.)

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, bağımsız denetçi mührüne ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, bağımsız denetçi mührünün; ölçüsü, imal ettirilmesi, teslimi, muhafazası, bedeli, kullanımı, iade, yenileme ve zayi hallerinde yapılması gerekenler ile diğer hususlara ilişkin usul ve esasları kapsar.

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 26/12/2012 tarihli ve 28509 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bağımsız Denetim Yönetmeliğinin 49 uncu maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4 – (1) Bu Tebliğde geçen;

a) Berat: Mührün kim tarafından kullanıldığını gösteren belgeyi,

b) Darphane: Hazine Müsteşarlığı Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğünü,

c) Eğitim ve Yetkilendirme Bilgi Sistemi (EYBİS): Kurum tarafından oluşturulan, resmi sicil ve yetkilendirme işlemlerinin elektronik ortamda yürütüldüğü, tescil ve ilan edilmesi gereken içeriklerin düzenli bir şekilde depolandığı veri tabanını da içeren bilgi işlem sistemini,

ç) Güvenli elektronik imza: 15/1/2004 tarihli ve 5070 sayılı Elektronik İmza Kanununun 4 üncü maddesinde tanımlanan imzayı,

d) Kurum: Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunu,

e) Mühür: Bağımsız denetçi mührünü,

f) Yönetmelik: Bağımsız Denetim Yönetmeliğini,

ifade eder.

(2) Bu Tebliğdeki terimler, Bağımsız Denetim Yönetmeliğinde tanımlanan anlamları ile kullanılmıştır.

İKİNCİ BÖLÜM

Mührün İmal Ettirilmesi ve Teslimi

Mührün imal ettirilmesi

MADDE 5 – (1) Mühür, 12/9/1984 tarihli ve 18513 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Resmi Mühür Yönetmeliği ekinde belirtilen tek satırlı mühür ölçüleri esas alınarak Kurumca Darphaneye imal ettirilir.

Mührün tesellümü ve muhafazası

MADDE 6 – (1) İmal ettirilen mühürler, beratı ile birlikte Kurum tarafından teslim alınır ve denetçilere teslim edilinceye kadar Kurumda muhafaza edilir.

Mührün teslimi ve bedeli

MADDE 7 – (1) Mühür ve beratı, bedeli ödendikten sonra teslim/tesellüm tutanağı hazırlanarak sicile tescil işlemini müteakip yetkili kişiye imza karşılığı teslim edilir.

(2) Mühür bedeli Kurum tarafından belirlenir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Mührün Muhafazası ve Kullanımı

Denetçi tarafından mührün muhafazası

MADDE 8 – (1) Denetçi mührünü ve beratını, Kuruma iade edinceye kadar muhafaza ve gerektiğinde Kuruma ibraz etmekle yükümlüdür.

Mührün kullanımı

MADDE 9 – (1) Denetim kuruluşu adına denetim raporu imzalamaya yetkilendirilen sorumlu denetçiler ile tek başına bağımsız denetim raporu imzalayacak denetçiler mühür kullanmak zorundadır.

(2) Denetçiler, denetçi mührünü sadece denetim faaliyetlerine ilişkin işlerinde kullanırlar.

(3) Mühür, berat sahibi denetçi tarafından kullanılır. Berat sahibi, mührün kullanılmasından sorumlu olup, başkaları tarafından kullanılmaması için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.

(4) Elektronik imzaya ilişkin mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla mühür, denetçi tarafından, başta denetim faaliyetlerine ilişkin yapacağı yazışmalar, müşteriyle yapacağı sözleşmeler ve düzenleyeceği raporlar olmak üzere Kurum tarafından belirlenen iş, işlem, belge ve raporlara tatbik olunur.

(5) Denetim kuruluşları tarafından düzenlenen denetim raporlarına, kuruluş adına raporu imzalama yetkisini haiz sorumlu denetçinin mührü tatbik olunur.

(6) Mühür; imzalanması ve onaylanması gereken belgelerde imza üzerine, paraf edilme hallerinde ise metni müteakip olmak üzere belgenin sağ alt köşesine paraf üzerine tatbik olunur.

(7) Faaliyet izinleri Kurumca askıya alınan veya durdurulan denetçiler, Kurumca uygun görülen haller hariç olmak üzere, askıya alma veya durdurma süresinin sonuna kadar mühür kullanamazlar.

(8) Denetim faaliyetlerinde denetçi mührü dışında başka bir mühür kullanılmaz.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Mührün İadesi, Yenilenmesi ve Zayi Halleri

Mührün iadesi

MADDE 10 – (1) Faaliyet izni iptal edilen denetçi, Kurumca uygun görülen haller hariç olmak üzere, bu hususun kendisine tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde mührünü beratı ile birlikte kendisi veya kanuni vekili vasıtasıyla Kuruma elden iade eder. Aksi halde keyfiyet Kurum tarafından Cumhuriyet Savcılığına bildirilir.

(2) Vefat, gaiplik halleri ile kişiye kanuni müşavir veya vasi tayin edilmesi hallerinde mührün kullanımı geçersizdir. Vefat ve gaiplik hallerinin vukuunu,  vasi veya kanuni müşavir atanmasına ilişkin mahkeme kararını müteakip, denetçi mühür ve beratı denetçinin varisleri, kanuni vekilleri, vasi veya kanuni müşavir tayin edilen kişi tarafından Kuruma elden iade edilir.

(3) İadeyi gerektiren diğer hallerde mühürler 15 gün içinde beratı ile birlikte Kuruma iade edilir.

Mührün yenilenmesi

MADDE 11 – (1) Mühürdeki yazıların okunamayacak derecede silinmesi veya mührün fiziksel olarak kullanılamayacak duruma gelmesi halinde talep üzerine, eski mühür ve beratının Kuruma iadesi şartıyla, yeni mühür verilir.

Mühür ve beratının zayii

MADDE 12 – (1) Mührün veya beratının yangın, su baskını veya deprem gibi afet halleri ile hırsızlık veya diğer irade dışı sebeplerle zayi olması halinde denetçi, keyfiyeti ekinde tevsik edici bir belge bulunan yazı ile 15 gün içinde Kuruma bildirir.

(2) Herkesçe malum olan mücbir sebep hallerinde bildirim ve belge aranmaz.

(3) Kurum tarafından yeni mühür veya mühür beratı, denetçi siciline gerekli kayıt konulmak suretiyle denetçiye teslim edilir.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

İdari yaptırım

MADDE 13 – (1) Mührün veya beratının zayi olduğunun süresi içinde Kuruma bildirilmemesi veya faaliyet izninin iptali halinde, Kurumca uygun görülen haller hariç, mührün beratı ile birlikte Kuruma süresi içinde iade edilmemesi hallerinde denetçiler hakkında Yönetmelikte yer alan idari yaptırımlar uygulanır.

Tebliğ kapsamında yapılacak müracaat, bildirim, itiraz ve diğer işlemlerde usul

MADDE 14 – (1) Bu Tebliğ kapsamında yapılacak müracaat, bildirim ve itirazlar ile diğer işlemler, elektronik ortamda ve 5070 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde tanımlanan “Güvenli Elektronik İmza” kullanılarak yapılır.

(2) EYBİS’te elektronik ortamda işlem yapılamaması halinde işlemler, daha sonra elektronik ortama aktarılmak üzere, yazılı ortamda ve Kurumca uygun görülen sürede yürütülür.

(3) Bu Tebliğ uyarınca yapılacak tebligatlar hakkında 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır.

Tebliğde hüküm bulunmayan haller

MADDE 15 – (1) Bu Tebliğde hüküm bulunmayan hususlar Kurum tarafından düzenlenir.

Yürürlük

MADDE 16 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 17 – Bu Tebliğ hükümlerini Kurum Başkanı yürütür.

 

Ticari Defterlere İlişkin Tebliğ

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Maliye Bakanlığından:

TİCARİ DEFTERLERE İLİŞKİN TEBLİĞ (19.12.2012 tarih ve 28502 sayılı R.G de yayımlanmıştır.) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı; gerçek ve tüzel kişi tacirler tarafından fiziki veya elektronik ortamda tutulacak ticari defterlerin nasıl tutulacağını, defterlerin kayıt zamanını, onay yenileme ile açılış ve kapanış onaylarının şekli ve esaslarını belirlemektir.

(2) Bu Tebliğ tacirler tarafından tutulan ticari defterleri kapsar. Kooperatiflerin tutacağı defterlere ve diğer hususlara ilişkin özel hükümler dışında bu Tebliğ hükümleri uygulanır. 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca tutulması gereken defterlere ilişkin yükümlülükler saklıdır. Read more


ikinci el eşya | 2.el eşya alanlar escort bayan escort bayan istanbul escort