Archive for 15 Eylül 2012

DENETİMDE KULLANILAN YÖNTEMLER

DENETİMDE KULLANILAN YÖNTEMLER

Denetçi denetleme görevini yerine getirirken hangi araçları kullanacak,

hangi yöntemleri izleyecektir. Denetçiler görevlerini yerine getirirken çok sayıda yöntem kullanırlar. Ancak sık kullanılan yöntemlerden bazıları aşağıda sayılmıştır.

1. Rutin Kontrol (Routine Checking)

Puvantaj da denilen rutin kontrol bir belgenin sayısal (Aritmetik) kontrolünü ifade eder. Elektronik aygıtların gelişmesiyle denetimde bu tür kontroller eski önemini yitirmiş, gerilemiştir.

2. Mutabakat (Reconciliation)

Denetçiler alışılmış bir yöntem olarak çeşitli belgelerde özellikle kasa ve banka işlemleri ile ayniyatla ilgili olanlarda, mutabakatın sağlanmasına bakarlar. Bu amaçla kurumun çalıştığı banka ve bağımsız kaynakların hesap kayıtları ve bilançoları üzerinde sağlama yapma yöntemi (aritmetik cross-check) sık sık kullanılır. Bu tip bir dış doğrulama genellikle ödeme ve tahsile ilişkin işlemlerde uygulanır.

3- Kanıtların İncelenmesi

Bu yöntem mali işlemlerin destekleyici kanıtlar vasıtasıyla kontrolünü ifade eder. Denetçi yazılı kayıtlardaki hesap girişlerini yeterli ölçüde destekleyen sağlam belgelerin varlığını arar. Bu yöntem aşağıda sayılan kontrolleri içerir.

a) Satın alman ve sahip olunan malların maliyetlerini gösteren fatura ve iptal edilen çeklerin kontrol edilmesi.

b) Malların teslim alındığını gösteren mal giriş kayıtlarının incelenmesi.

41 Bkz.INTOSAI Auditing Standards, (Çev.Sayıştay Başkanlığı Dış İlişkiler Grubu, Ankara, 1994, Yayımlanmamıştır.)

42 Ayr.Bilgi için Bkz.Baş, a.g.m., s. 191-204;(Çağdaş Denetim ve Muhasebe Kavramı). Ayr.Bilgi için Bkz.Atay, a.g.e., s.50-54; (Denetim ve Yönetimin Denetlenmesi) M.A.Khan, a.g.e., s.ll-12;(A Beginner’s Introduction to Auditing).

c) Harcamaların tam yetki ile gerçekleştiğini görmek için harcama yetkilerinin gözden geçirilmesi.

d) Döneme ait yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediğini görmek için işlemlerin tarihlerinin kontrol edilmesi.

4- İnceleme

Kurumun aktifleri ve pasiflerinin incelenerek doğruluğunun onaylanması ile işlemlerin mevzuata uygunluğunun kontrolü denetçilerin kullandığı yöntemlerden birisidir. Bu inceleme asgari aşağıda sayılan unsurları taşır.

• Aktif ve pasiflerin taşıdıkları değerlerine uygun kaydedilmiş olması.

• Aktif ve pasiflerin belirlenen tarihte mevcut olması.

• İşlemlerin doğru yerine işlenmiş ve kuruma ait olması.

• Kaydedilmemiş bir borç, alacak veya işlemin bulunmaması.

• Genel Kabul Görmüş Muhasebe İlkelerine göre tüm işlemlerin açıklanmış olması.

• Gelir ve gider kalemlerinin uygun hesaba ve uygun düzende kaydedilmiş olması.

• Bir alacağın belirlenen tarihte kurumun mülkiyetinde olması.

5- Gözlem

Gözlem fiziksel inceleme ve hesaplama yoluyla, faaliyetlerin olanakların, alacakların, belgelerin ve işlemlerin değerlendirilmesidir. En yaygın biçimi belli bir günde nakitlerin sayılarak görülmesi veya denetim süresi boyunca ambarlardaki malların sayılması ve kayıtlara uygunluğuna bakılmasıdır.

6- Sorgulama

Denetçilerin kullanacağı bir diğer yöntem ise açıklama veya doğrulama gerektiren konularda denetlenen kurumun personeli ile konuşarak veya yazılı anketler uygulayarak bir görüş oluşturmaktır.

7- Analiz (Çözümleme)

Denetçiler yukarıda yazılı yöntemlerin yanısıra topladıkları çeşitli kanıtları belli bir olayın doğruluğunu veya nedenlerini ortaya çıkarmak üzere analiz ederler.

Denetim dilinde bu yöntemler “Temel Testler” olarak adlandırılır. Bunlar denetçilerin muhasebe kayıtlarının tam olarak doğruluğunu onaylamalarını

“3 M.A.Khan, a.g.e., s.24.(A Beginner’s Introduction to Auditing)

sağlar. Temel testler sık sık uygunluk testleri ile karıştırılır. Oysa uygunluk testleri denetim periyodunda iç kontrollerin varlığı ve etkinliğini değerlendirir.

Temel testlerin kapsamı çoğunlukla iç kontrollerin güvenilirliğine bağlıdır. Diğer bir deyişle iç kontroller yeterince güvenilir bulunuyorsa denetçi bu testlerin kapsamını daraltabilir.

Günümüzde özel ve devlet kuruluşlarının çok fazla büyüdüğü görülmektedir. Bundan dolayı tüm işlemleri yüzdeyüz test etmek pek ekonomik değildir. Bunun yerine denetçiler örnekleme yöntemi ile seçtikleri işlemleri veya bilançoları inceleyerek bunlara göre görüşlerini bildirirler. Seçilen örneğin ölçüsü çoğunlukla testlerinin sonuçlarına göre belirlenir.

DENETİM STANDARTLARI VE KULLANILAN YÖNTEMLER

DENETİM STANDARTLARI VE KULLANILAN YÖNTEMLER

A- DENETİM STANDARTLARI

1- Genel Olarak Denetim Standartları

Denetim standartları, denetimin uyması gereken modeller ya da ölçü araçlarıdır. Standartlar, denetim çalışmalarının belli bir kalitede ve düzende yürütülmesini öngören ilkelerdir. Öyle ki, bir denetim çalışmasının kabul edilebilirliği, bu standartlara uygunluk derecesiyle ölçülür.

Denetim standartları, denetim yöntemlerinden çok farklıdır. Denetim yöntemleri, denetim süresince uygulanan işlemlerdir. Denetim yöntemleri standartlara oranla zamana karşı daha az dayanık-lıdır ve bütün denetim sistemlerini kapsamaz. Kısaca söylemek gerekirse denetim yöntemleri ilkeleri değil, metodolojiyi içine alır.

“Denetim standardı, amaçların niteliği ve denetim sonuçlarının rapor haline getirilmesi ile ilgili belli ölçütleri ifade eder”. Denetim standartları; denetimde, her denetçinin uyması gereken temel kuralları ve uygulamaları açıklar. Denetçiye mesleki sorumluluğunun yerine getirilmesinde yardımcı olan, ana denetim faaliyetlerinde ışık tutan genel ilkelerdir”.

Denetim standartlarının denetim süreci içinde, tutarlılık ve tek düzenlik adına belirlenmesi gerekir. Belli standartların olması denetçilerin yaptıkları çalışmalar konusunda denetim sonuçlarını içeren raporları kullananlara güven verir. Denetim standartlarının, denetim sürecinden ayırdedilmesine gereksinim vardır. Denetim standartları geliştirilmekte olan denetim sürecinin esas aldığı genel prensiplerdir.

2- Denetim Standartlarının Gelişimi

Denetim standartları, denetim mesleğinin gelişmiş olduğu ülkelerde önce meslek kuruluşlarınca konulmuş ve geliştirilmiş ve daha sonra tek tek yüksek denetim kuruluşları da kendi alanları ile ilgili standartlar kabul etmişlerdir. Yüksek Denetim Kurumları Uluslararası Kuruluşu INTOSAI’de üyelerinin yararlanması için denetim standartları yayımlanmıştır.

Burada bazı ülkelerden örnekler sunulmasında yarar görülmektedir.

“;ı M A.Khaii. a.g.e… s..;.-j.ı’A Beginner’s Introduction to Auditing).

“4 !7aU Akdoğan. “Muhasebe denetiminde Denetim Standartları” Standart, Özel Sayı 17, Yıl 28, Ankara Î9S9, ,.71.

Eicz.Gü1 Aîptürk, “İNTOSAI Denetim Standartları”(Çeviri), Sayıştay Dergisi, Sayı 1, ve 2.Ankara, 1990.

a- Amerika Birleşik Devletleri

Amerika Birleşik Devletlerinde Yeminli Serbest Muhasebeciler Enstitüsü “Genel Kabul Görmüş Denetim Standartları”nı belirlemiştir.

A.B.D.’de yayınlanan denetim standartları, Genel Kabul Görmüş Denetim Standartları olarak;

• Genel standartlar

• Çalışma alanı standartları

• Raporlama standartlar

olmak üzere üç ana grupta toplanmış on standart yayımlanmıştır. (Bkz.Çizelge 3)

Yine Amerika Birleşik Devletlerinde Genel Muhasebe Ofisinin yani Sayıştaym çıkardığı “Devlet Denetim Standartları” bulunmaktadır ki, bu standartların yer aldığı kitap “sarı kitap” olarak ün kazanmıştır.

b- Kanada

Kanada’da Yeminli Muhasebeciler Enstitüsünün yayımladığı “Genel Kabul Görmüş Denetim Standartları” bulunmaktadır.

c- İngiltere Birleşik Krallık ve İrlanda’da faaliyet gösteren altı meslek muhasebe mesleği kuruluşlarının ortaklaşa oluşturduğu “Denetim Uygulama Komitesinin” (Auditing Practices Comittee, APC) düzenlediği denetim standartları vardır. Keza, İngiltere Sayıştayının (Ulusal Denetim Ofisi, NAO) kendi çalışmaları için hazırladığı denetim standartları bulunmaktadır.

36 AICPA Codification of Statements on Auditing Standards; Numbers, To 15, Au Section 150; American Institute of Certified PublicAccountants (AICPA), Newyork 1977, s.9.

37 Bkz.Linda Y.Blessing, “New Opportunities; ACPA’S Primer On Performance Auditing” Journal of Accountancy, Mayıs 1991, s.58-68.

38 AICPA Codification of Statements on Auditing Standards; Au Section 210,220,230,310,315,320,410,420,430,500.

39 Bkz.National Audit Office-Auditing Standards ve “Auditing Standards and Guidelines Auditing and Reporting 1985-1986 The Institute of Chartered Accountants in England and Wales, London 1985, s.3.

d- Diğer Ülkeler

Diğer yandan, dünyadaki uygulamalardaki birlikteliği sağlamak üzere 1973 yılında “Uluslararası Muhasebe Standartları Komitesi” (IASC) ve 1977’de oluşturulan “Uluslararası Muhasebe Uzmanları Federasyonu “IFAC’m bünyesinde yer alan “Uluslararası Denetim Uygulama komitesi “IAPC Uluslararası denetim tebliğlerini (International Auditing Quidelence) 1979 yılından beri yayımlanmaktadır. Denetim standartları tebliğ ve açıklayıcı ilkeleri yayımlayan diğer bir kuruluş ise, 1951’de kurulan Avrupa Ekonomik ve Maliye Uzmanları Birliği (The Union Europenne des Experts Comptables Economiques of Financiers, UEC” olmuştur.

Denetimin Temel Esasları

Denetimin Temel Esasları

Literatüre göre, esaslar “postulalar” bir çalışmanın gerekli şartlarını ifade eder. Denetimi diğer araştırma tiplerinden ayıran gerekli şartlar şöyle sıralanabilir:

a) Amaçlar

b) Görüşler

c) Kanıtlar

d) Kriterler

GAAP, Generally Accepted Accounting Princıples = Genel Kabul Görmüş Muhasebe ilkeleri, ı- • ı GAMP, Generally Accepted Management Princıples = Genel Kabul Görmüş Yönetim ilkeleri.

a- Amaçlar

Denetim çalışmasının amacı denetçinin denetim hedeflerine göre belirlenir. Örneğin Mali/Doğruluk denetiminde amaç (GAAP)’den sapmaları açığa çıkarmak olabilir. Ancak denetçiden işlemlerin doğruluğu ve uygunluğu konusunda görüş bildirmesi istenmiş ise o zaman denetimin amacı, hesaplardan sorumlu olanları belirlemek ve zamanında önlem alınmasını sağlamak üzere yasalara uygun olmayan işlemlerin ortaya çıkarılması olacaktır. Performans denetiminde ise amaç işlemlerin verimliliği etkenliği ve tutumluluğu konusunda bir rapor verilmesi olabilir.

b- Görüşler

Her denetim faaliyeti, denetçinin denetlenen konu hakkında görüş bildirilmesine dayanır. Şirketin ana tüzüğü veya ülkenin kanunları bu görüşlerin yapısını açıklar. Mesela mali denetim, kurumun mali yapısı üzerine bir fikir verir. Denetçiler mali yapının, kurumun faaliyetlerini doğru ve tam olarak yansıtıp yansıtmadığını görüşlerinde belirtirler. Bu görüşler denetçinin yargılarına dayanır gibi görünürse de objektif kanıtlarla desteklenecektir. Kamusal bazda, düzenlilik denetiminde denetçiler, denetlenenlerin amaçlarına ulaşmaları konusunda görüş bildirmedikleri gibi performans konusunda da fikir belirtmezler. Mali yapının açıklığı ve doğruluğu, iç kontroller konusunda vardıkları sonuçları ve bulguları rapor olarak sunmak yerine zaman zaman mali yapının belli kısımları, sözleşmeler, bağış ve yardımlar, iç kontroller, bilgisayar sistemleri ve suistimal ihbarları üzerinde çalışma yaparlar.

c- Kanıtlar

Kanıtlar toplanmadan denetim yapılması mümkün değildir. 30 Denetimin sonuçları tam ve yeterli kanıtlara dayanmalıdır. Denetim kanıtları tesbitlere temel oluşturur. Dar anlamda denetimin işlevi, kanıt toplama ve toplanan kanıtları değerlendirmedir. Denetimde kanıt ise, doğruluğu ya da yanlışlığı kanıtlayan nesnelerdir. 31

Kanıtlar fiziksel, (gözlem veya doğrudan denetleme yoluyla) belgelere dayanan, görülen veya çözümsel olabilir. Önemli olan bunların yeterli, sağlam ve uygun nitelikte olmasıdır. Kanıtın yeterli olması demek denetçinin ididalarını ispatlayabilmesi için yeterli olması demektir. Uygun nitelikte kanıt ile olay

30 Bu konuda ayrıntılı bilgi için bkz.Muhammed Akram Khan; Evidence in Performance Auditing Directorate-Genera) of Department of the Auditor-General of Pakistan, Occasional Paper Series 9-Pakistan Lahore 1990 ve Audit Evidence, nisan 1980, 3203 Auditing Guidelines, Operational Auditing and Reporting 1985/86, The Institute of Chartered Accountants m England and Wales, London, 1985, s.30-32

‘” Özel, a.g.m.. s.7.

arasında mantıklı ve makul bir ilişkinin varlığını ifade eder. Sağlam kanıt ifadesinden de kanıt konusunda duyulacak herhangi bir şüphenin sözkonusu olmaması kastedilmektedir. Bilgisayar sistemlerinde kanıt güvenilir veriler olacaktır. Normal olarak denetçi bilgisayar sisteminin genel durumunu ve uygulamalarını gözden geçirerek verilerin güvenilirliğini belirler. Eğer bu tür bir inceleme mümkün değilse ya da kontroller güvenli bulunmuyorsa o zaman sağlam kanıtlar toplamak için diğer testler uygulanır.

Bir denetçi ile bir araştırma firması görevlisinin kanıt toplaması arasında büyük fark vardır. Firma görevlisi gerçekte mevcut olmayan bir senaryodan kanıt oluşturur. Olay yerine gidip ilgili insanlarla görüşerek kanıt toplamaya çalışır. Buna karşın denetçi denetlenenlerin hazırlamış olduğu hesap ve diğer işlemlerin doğruluğunu inceler. Denetçi yerinde fiziksel bir araştırma yapsa bile denetlenenlerin hazırladığı yapı üzerinde denetlemelerde bulunur. Belirtilmesi gereken önemli bir husus, mali denetimde denetçilerin müşterinin (kurum yetkililerinin) verdiği bilgilere güvendiğinin kabul edilmesidir. Performans denetiminde ise, denetçiler dışarıdan bilgi edinmeye çalışırlar, bilhassa bu, daha sonra kriterlerin oluşturulması için gereklidir.

d- Kriterler

Belli kriterler olmadan denetim yapmak mümkün değildir. Kriter kavramı32 denetlenen işlemlerin doğruluğunu, yasa ve düzenlemelere uygunluğunu, düzenliliğini açıklığını ve etkenliğini ölçen kıstasları ifade eder. Düzenlilik denetiminde denetim kriterleri Genel Kabul Görmüş Muhasebe İlkelerinden ve mali hukuk düzenlemelerinden çıkarılır. Ancak performans denetiminde kriterlerin oluşturulacağı kaynaklar çok sayıdadır.’

Örneğin performans denetimi kriterleri, genel kabul görmüş yönetim prensiplerini esas alabilir.

Bunun yamsıra bilimsel çalışmalar, profesyonel kurumların bildirileri, endüstriyel performans standartları ya da denetlenen kurumun geçmiş deneyimleri kriter oluşturulmasına kaynak teşkil edebilir.

Denetimin Anlamı ve Tanımı

Denetimin Anlamı ve Tanımı

Denetim kavramına ilişkin açıklamalara geçmeden önce, ilk planda bu kavramın ne anlama geldiğinin belirlenmesi gerekmektedir. Sosyal birimlerin çeşitli alanlarında “denetim” kavramı konusunda değişik tanımlara rastlanılmaktadır. Bu tanımlardan en kapsamlı ve çalışma konusunu da kavrayan denetim tanımı “Denetlenen olarak adlandırılan bir kişi veya grubun soyut veya somut bir eylemi olabilen bir unsurla; denetleyen olarak adlandırılan bir kişi veya grubun koyduğu norm, değer veya standard ya da yerine getirilen veya getirilecek bir görev (rol) ve birinci unsuru ölçmeye yarayan unsur arasındaki karşılaştırma ve karşılaştırmanın işlevsel sürecidir.” şeklinde yapılmıştır.

21 Bkz.Pekiner, a.g.e., s. 3,

22 Bkz.Cevdet Atay, Denetim ve Yönetimin Denetlenmesi-Uludağ Üniversitesi İkt.ve İd.Bil.Fakültesi, Bursa, 1989, s.4.

Amerikan Muhasebe Derneği (AAA) tarafından “Denetim” şöyle tanımlanmıştır. “Denetim, işletmelerin ekonomik faaliyetlerini ve faaliyet sonuçları ile belirlenmiş standart ölçütler (genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri) arasındaki uyum derecesini saptamak amacıyla sistematik ve objektif bir biçimde, kanıt toplanması, değerlendirilmesi ve sonuçlarının ilgili kullanıcılara iletilmesi surecidir.

Macmillan Muhasebe sözlüğünde ise; “Denetim; bir yatırımın mali yapısı üzerinde işin sonuçlan ve yasal yükümlülüklere uyma konusunda, görevli denetçilerin fikirlerini ifade etmeleri amacıyla yapılan bağımsız bir incelemedir. Denetim muhasebe süreci dahilinde bir mekanizma olup, bu mekanizma vasıtasıyla, ilgili taraflar adına bir kurumun mali kaynaklarının kullanılmasındaki performansın kontrol edilmesi ya da gözlemlenmesidir.”

Diğer denetim tanımları ise aşağıda verilmiştir:

“Kalkınma için sistemci denetim: Bir kuruluşun ve ilgili insanlarının amaç, hedef ve standartlarının, normlarının; demokratik ve bilimsel olasılık ve görecelik; probabilite ve relativite ölçüleriyle saptanmasına yardımcı olmak; sonuçlara vardırılmasma ait verimlilik, etkinlilik ve ekonomi derecelerini ölçmek, karşılaştırmak, değerlendirmek ve kendine yeterli değişim ve gelişimleri desteklemek fonksiyonudur.

“Çok genel anlatımla denetim, yönetimin ortaya koyduğu standartlardan hareket ederek uygulamanın bu standartlara ve planlanan esaslara göre durumunu ortaya koymak ve mevcut standartlarda yapılması gereken değişiklikler varsa öneriler getirmektir”.

“İşlemlerin, yasal, bilimsel ve düşünsel kurallara uygunluğunu araştırmak

amacıyla uygulama sırasında, öncesinde veya sonrasında yapılan incelemelerdir”.

“Denetim, bir faaliyetin verimlilik, etkenlik ve tutumlulukla yönetilip yönetilmediğinin değerlendirilmesinde önemli bir yönetim aracıdır”.

“Denetim, hesap verme sorumluluğu ile ilişkili ve onun üzerine kurulu bir süreçtir. Doğruluğu ve haklılığı varsayılan sorumlular hakkında rapor tesis etmek

için üçüncü bir kişi tarafından gerçekleştirilir. Ve öncelikle sorumluluğunu temsil ettiği kişinin çıkarlarına hizmet eder”.

Denetim ka,vramının anlamına ilişkin verilen tanımların sayısı çoğaltılabilir. Dünyanın her yanında kabul gören genel bir denetim tanımı yapmak oldukça güçtür. Ayrıca denetimin girdiği her alanda konulara özgü olarak ayrı ayrı denetim tanımı yapılmaktadır. İşletme, muhasebe, ekonomi ve mali alanların yanında, kamu ve özel kesimde, yasama, yürütme ve yargıda yapılan denetimler için kendilerine özgü denetim tanımları yapmak mümkündür. Ancak bu tür tanımlar, konuyu daha fazla açıklamayacağı gibi yeni bir unsurda katmayacaktır. Bunun yerine yukarıda yapılan tanımlardan açıklanması gereken bazı unsurları ortaya çıkarmak buna göre bazı sonuçlara varmak ya da genellemeler yapmak daha yerinde olacaktır.

Bunlar şu şekilde sıralanabilir:

. Bağımsızlık

. Düşüncelerin ifade edilmesi . Yasal yükümlülere uyulması . Hesap verme sorumluluğu . Performansın kontrolü a- Bağımsızlık

Denetimin tanımında, denetçilerin çalışmalarında bağımsız olmaları gereğinin bir ön koşul olarak belirtildiği görülmektedir.

Denetçinin bağımsız olması aşağıda sayılan koşulların sağlanmasını ifade eder.

i) Hesapların kaydedilmesi ve işe ilişkin işlemlerin yürütülmesi ile uğraşmamak;

ii) Denetlenenlerin emri altında olmamak, olanlarla birlikte çalışmamak;

iii) Geçimini, denetlenen kurumdan sağlamamak ve

iv) Denetçinin bağımsızlığı, çalışması veya fikirlerini ifade etmesinin hiç bir iç veya dış etkiyle zayıflatılmamasıdır. Kurum içi denetim yapan elemanların bağımsızlığı ancak doğrudan en üst düzeydeki yöneticinin emri altında olmaları yoluyla sağlanabilir.

39 Wezir Ahmad Qureshi, Evolution and Practice of Comprehensive Auditing in Canada, Director General Performance Audit-Department of Auditor-General of Pakistan, Lahore, 1986,s.9-11.

b- Düşüncelerin İfade Edilmesi

Tüm denetim çalışmalarının nihai amacı, denetlenen kurumun mali yapısı hakkında edinilen düşüncelerin ifade edilmesidir. İfade edilecek düşüncelerin tam olarak sınırları yasalarda ve mevzuatta belirlenir. Ancak kurumunu denetletmek isteyenlerin arzusu üzerine daha özel bir değerlendirme yapılabilir.

c- Yasal Yükümlülüklere Uyulması

Çeşitli kurumların hesaplarının bağımsız denetçiler tarafından denetlenmesi hususunda yasal yükümlülükleri vardır. Ancak diğer bazı durumlarda özel sektör hesaplarının denetimi için şirketler hukuku bu yasal şartları belirler. Kamunun yüksek denetiminde ise Sayıştay’ın görevleri ülkenin anayasasında yer alır. Genel olarak kavram ve şartlar anayasa ve yasalar ışığında belirlenir. Öte yandan, denetimin kapsamı özel denetimde sözleşmelerle ve kamu denetimide yasalar ile belirlenir.

d- Hesap Verme Sorumluluğu (Accountability)

Hesap verme sorumluluğunun literatürdeki anlamı yapılan işlemlerden kişilerin sorumlu olmasıdır. Her kurumda kaynak yönetiminden sorumlu kişilerin bu kaynakları kullanma şekilleri konusunda açıklama yapmaları, hesap vermeleri beklenir. Kuruluşun sahipleri yöneticilerden istedikleri raporların şekil ve içeriğinin nasıl olacağını belirlerler. Mali denetimde denetçiler, çoğunlukla denetlenen kurumun hesap kayıtlarının denetimi ile ilgilenir ve kurumun mali yapısı hakkında görüş bildirir. Kamu yönetiminin denetiminde ise hesap verme sorumluluğunun koşulları yasama tarafından belirlenir.

Kamu kesimi bağlamında hesap verme sorumluluğu kavramı ile kasdedilen yürütmenin faaliyetlerinin yeterliliği ve doğruluğu üzerine yasama organına bilgi verilmesidir.

e- Performansın Kontrolü

Geleneksel olarak performans kontrolü, mali performansın kontrolünü ifade ettiği izlenimini vermektedir. Çoğunlukla kurumun kâr ve zarar durumunu gösteren bir rapor şeklinde olacaktır. Belli durumlarda aynı zamanda kurumun mali disiplini konusunda bir raporu da kapsar. Ancak son zamanlarda performans denetimi kavramı çok daha geniş anlamda düşünülmektedir. Performans denetimi aynı zamanda kurumun çalışma performansını da içine alan bir raporu ifade etmektedir. Bu şekilde performans denetimi kavramı denetçilerin meşru yetki alanı olarak tanınmaya başlamıştır.

4- Tanımların Ortak Özellikleri

Denetimin uğraş alanı yaşanmış veya yaşanacak ekonomik ve mali olaylardır.

• Denetim işlevinin önceden saptanmış standartlara (ölçütlere) gereksinimi vardır.

• Denetim, işletme veya bir kuruluşun bilgilerinin güvenilirliğini kanıtlar.

• Denetim, yönetimi ve yetkilileri hukuka bağlılığa ve uygunluğa zorlar.

• Denetim, yönetimin yasalardan veya sözleşmelerden doğan yükümlülüklere uymasını sağlar.

• Denetim, kaynak yönetiminden sorumlu kişilerin bu kaynakları kullanma şekilleri konusunda açıklama yapmalarını ve hesap vermelerini sağlar.

• Denetim standatlara uygunluk araştırmasıdır.

• Denetim, denetlenen kurumun mali yapısı hakkında ilgililere fikir verir.

• Denetim, bir kuruluşun veya yönetimin ilgili taraflar adına mali kaynaklarının kullanılmasındaki verimlilik, etkenlik ve ekonomiklik derecelerini ölçmek, karşılaştırmak ve değerlendirmek işidir.

• Denetim, bir çok eylem veya işlem içeren faaliyetler dizisi olan bir işlev ve aynı zamanda bir muhasebe süreci dahilinde bir mekanizmadır.

• Denetim, kaynakların kullanılmasındaki performansın kontrol edilmesini ya da gözlenmesi işidir.

• Denetim, sonuçta bir değerlendirme, yargıya varma ve saptama yapma işlemidir.

• Denetim, sonuçlan ilgili taraflara, yönetime veya kamu oyuna bildirmek suretiyle, (toplumda-işletmede-kurumlarda) -“yeterli değişim ve gelişmelere yardımcı olur. Denetim bağımsız bir incelemedir.

Dilbilim Yönünden Denetim

Dilbilim Yönünden Denetim

Gelişme derecesi ne olursa olsun her dilde yer alan, belirli deyim veya

sözcüklerle anlatılan ve Latince “Contra Rotulus” kelimelerine dayanan denetim;

kontrol, revizyon teftiş ve murakabeye göre daha geniş ve kapsamlı bir kavramdır.

Türkçe’de ise; bazı yazarlar denetim sözcüğünün eski dilde kullanım şekli ve karşılığının “rukuk” kökünden gelen “murakabe olduğunu söylemişler ise de; Arap harfleri ile basılı olan Mehmet Selahi’nin Kamus-u Osmanisinden murakabe kelimesine rastlanmamış ancak bu kelimenin kökü olan “Rekabe” kelimesi bulunmuştur. Fü’asıl gözetmek, gözlemek manasına geldiği yazılıdır. Türkçe sözlükte ise; “denetlemek: neler olduğunu, neler olacağını anlamak için bakmak, murakabe etmek” olarak tanımlanmıştır.