Bağımsız Denetim | Bağımsız Denetim İç Denetim Finasal Denetim Sitesi - Part 31

TMS18 Nihai Hasılat Taslağı

TMS18 Nihai Hasılat Taslağı

Hasılat, bir isletmenin performansını ve potansiyelini değerlendirmede finansal

tablo kullanıcıları icin onemli bir gostergedir. Ancak, hasılatın muhasebelestirilmesi

hukumleri, Amerikan genel kabul gormus muhasebe ilkeleri (US GAAP) ile Uluslararası

Finansal Raporlama Standartları (IFRS) arasında farklılıklar gostermekte ve her iki

tarafın hukumlerinin gelistirilmesine ihtiyac duyulmaktadır. US GAAP, hasılatın

muhasebelestirilmesine iliskin genis kavramlardan ve belirli sektorler veya islemler icin,

ekonomik bakımdan benzer islemlerin farklı sekilde muhasebelestirilmesine yol

acabilecek cok sayıda hukumden olusmaktadır. IFRS’ler, hasıatı

muhasebelestirilmesine iliskin daha az rehberlik sağamaktadı, ancak hasıatla ilgili iki

temel standardı, UMS 18

 Hasılat ve UMS 11 insaat Sözleşmeleri, anlasılması ve basit

islemler dısındaki islemlere uygulanması zor olabilmektedir.

Bu doğrultuda Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu (IASB) ve Amerikan

Finansal Muhasebe Standartları Kurulu (FASB) ortak bir proje baslatarak

 Musterilerle Yapılan Sozlesmelerden Doğan Hasılat

nihai taslağını Haziran 2010’da yayılamılardı.

Kurullar, yayılanan taslak metinde, hasıatı muhasebelestirilmesine iliskin mevcut

 Uzman calısma kağıtlarında ileri surulen gorusler Turkiye Muhasebe Standartları Kurulu’nun

resmi gorusu değldir.

standartlardaki ve uygulamalardaki tutarsızlıkları ve belirsizlikleri ortadan kaldırmayı;

hasılatın muhasebelestirilmesine yonelik daha sağlam bir cerceve olusturmayı; isletmeler,

sektorler, ulkeler ve sermaye piyasaları arasında karsılastırılabilirliği artırmayı ve

isletmelerin goz onunde bulundurması gereken hukumlerin sayısını azaltarak finansal

tabloların hazırlanmasını kolaylastırmayı amaclamaktadır.

Yayımlanan taslak metin, mevcut TMS 18 Hasılat standardından belli noktalarda

ayrılmaktadır. Bunlardan ilki, “edim yukumluluğ” kavramıı. TMS 18’de hasıatı

muhasebelestirilmesi konusu mal satıı hizmet sunumu ve faiz, isim hakları temettuler

olmak uzere uc baslı altıda incelenirken, taslak metinde “musteri ile yapıan

sozlesmedeki bir mal veya hizmetin transferine iliskin, yaptııa bağanmı bir taahhut”

olarak tanılanan “edim yukumluluğ” kavramıile genel bir acıan ele alımıtı.

Farklıasan noktalardan bir diğri, hasıatı muhasebelestirilme kosuludur.

Mevcut standartta hasıatı muhasebelestirilme kosulu “malları sahipliğ ile ilgili onemli

risk ve getirilerin alııa devredilmesi” olarak ifade edilmisken, taslak metinde “kontrol”

kavramıdan bahsedilmekte ve hasıatı, kontrolun musteriye gectiğ anda

muhasebelestirilmesi hukmune yer verilmektedir. Kontrol kavramı“bir mal veya

hizmetin kullanıııyonetme veya soz konusu mal veya hizmetten fayda elde etme

imkanı” olarak tanılanmaktadı. Musterinin bir mal veya hizmetin kontrolunu ele

gecirdiğne dair gostergeler ise asağıaki sekilde sayımıtı;

(a) musterinin kosulsuz odeme yukumluluğnun bulunması

(b) musterinin yasal mulkiyete sahip olması

(c) musterinin zilyetliğ sahip olması

(d) mal veya hizmetin tasarııı ya da islevinin musteriye ozel olması

Yine TMS 18

 

Hasılat standardında hizmet sunumlarına iliskin ve TMS 11 inşaat

Sozlesmeleri’ne iliskin olarak kullanıan “tamamlanma duzeyi” kavramıyerine “surekli

bicimde transfer edilen edim yukumluluklerinin, kontrolun musteriye gectiğ duzeyde

muhasebelestirilmesi” kavramıdan bahsedilmektedir. Mevcut hasıat standardıa gore;

hizmet sunumuna iliskin bir islemin sonucunun guvenilir bicimde tahmin edilebildiğ

durumlarda, islemle ilgili hasıat, islemin raporlama donemi sonu itibariyle tamamlanma

duzeyi dikkate alıarak finansal tablolara yansııı. Taslak metinde ise isletmenin

varlığı uretilmesi, imal edilmesi veya insa edilmesi asamalarıda musterinin kontrolu ele

gecirip gecirmediğni değrlendirmesi gerektiğne yer verilmistir. Bu sekilde musteri,

tamamlanmı varlıtan ziyade yarımamulun kullanıııyonetme veya yarımamulden

fayda elde etme imkanıa sahipse, isletme hasıatısurekli bir bicimde muhasebelestirir.

Boyle bir durumda kullanıacak uygun hasıatımuhasebelestirme yontemleri arasıda

cıtıyontemleri, girdi yontemleri ve zamanı gecmesini baz alan yontemler sayımıtı.

Burada fark yaratan nokta, musterinin varlığı kontrolunu, uretilirken, imal edilirken

veya insa edilirken ele gecirmemesi durumunda, isletmenin ancak ve ancak, sozlesme

kapsamıdaki mal veya hizmet tamamlanı musteriye teslim edildiğnde hasıatımuhasebelestirebilmesidir.

Ayrıa mevcut hasıat standardıda musteriden alıan veya alımasıbeklenen

bedelin “gerceğ uygun değri” hasıat olarak muhasebelestirilirken, taslak metne gore

edim yukumluluğnun yerine getirilmesi sonucunda musteriden alıan veya alımasıbeklenen bedel “islem fiyatı”dı ve hasıat bu fiyat uzerinden muhasebelestirilecektir.

Bedelin değsken olduğ sozlesmelerde isletme yalnıca islem fiyatıımakul bir sekilde

tahmin edebiliyorsa hasıat muhasebelestirecektir. Asağıaki kriterlerin her ikisi de

karsıandığıda isletme islem fiyatıımakul bir sekilde tahmin edebilecektir;

(a) isletmenin benzer turdeki sozlesmelerde tecrube sahibi olmasıve

(b) kosullarda onemli değsiklikler beklenmediğ icin isletmenin tecrubesinin

sozlesme ile iliskili olması

Burada mevcut standarttan farklıolarak dikkati ceken bir diğr husus da musteri

kredi riskidir. Musteri kredi riski, “musterinin taahhut edilen bedeli odeyebilme imkȃı”

olarak tanılanmıtı. Đletme, islem fiyatııbelirleme asamasıda musteri kredi riskini

de hesaba katarak taahhut edilen bedeli azaltacaktı. Buna gore isletme, bir edim

yukumluluğnu yerine getirdiğnde, almayıbeklediğ bedelin olasıı yuzdesi ile

ağılılandıımı tutarıuzerinden hasıatımuhasebelestirecektir.

Bunları dııda, taslak metin finansal tablo kullanııarıı, musterilerle yapıan

sozlesmelerden doğn hasıatı tutarıı zamanlamasııve belirsizliğni anlamalarıa

yardıcıolmak icin isletmenin acılamasıgereken bilgileri mevcut standarda oranla daha

kapsamlıve ayrıtııolarak sıalamıtı.

Son olarak taslak metnin ayrımaz bir parcasıniteliğndeki uygulama rehberinde

yine mevcut standarda oranla cok fazla sayıa acılayııorneğ yer verilmistir.

Uygulama rehberinde yer alan acılamalardan bazıarıiade hakkıile satı, urun

garantileri, lisans verme ve kullanı hakları konsinye satılar, faturala-elde tut

sozlesmeleri olarak sayıabilir.

Hasıatı muhasebelestirilmesinin, genel amaclıfinansal raporlamaya iliskin

olarak dunya capıda gecerlilik arz eden bir konu olmasıve ayrıa bu calımanı

IFRS’ler ve US GAAP arasıda bir yakısama projesi olmasısebebiyle bircok coğafi

bolgedeki cok sayıa sektorden yorumlar almıtı. IASB ve FASB gelen yorumlar

doğultusunda yeni bir taslak metin yayılamaya karar vermistir.

TMSK UZMAN ÇALIŞMA KAĞIDI

TÜRKİYE MUHASEŞE STANDARTLARI  KURULU

UZMAN ÇALIŞMA KAĞIDI

Kiralama işlemleri işletmeler için önemli bir finansman kaynağıdır. Bu nedenle, kiralama işlemlerine ilişkin muhasebeleştirmenin finansal tablo kullanıcılarına işletmenin kiralama faaliyetlerini eksiksiz ve anlaşılır bir şekilde yansıtması gerekir. Ancak, kiralama işlemlerinin muhasebeleştirilmesine ilişkin mevcut model, kiralama işlemleri ile ilgili gerçeğe uygun bir sunum sağlayamaması ve dolayısıyla finansal tablo kullanıcılarının ihtiyaçlarına cevap vermede yetersiz kalması sebebiyle eleştirilmektedir. Bu eleştirilerin kaynağı, kiralama işlemlerinin finansal kiralama ve faaliyet kiralaması olarak sınıflandırılması ve faaliyet kiralamasından kaynaklanan varlık ve borçların kiracının finansal durum tablosunda gösterilmemesidir.

Bu doğrultuda Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu (IASB) ve Amerikan Finansal Muhasebe Standartları Kurulu (FASB), kiralama işlemlerinden doğan varlık ve borçların finansal durum tablosunda gösterilmesini sağlamak ve kiralama işlemlerinin muhasebeleştirilmesine ilişkin yeni bir yaklaşım geliştirmek amacıyla ortak bir proje başlatmışlardır. Söz konusu amaca ulaşmak için IASB ve FASB, Kiralama İşlemleri Nihai Taslağını 17 Ağustos 2010’da yayımlamıştır. Kurullar, yayımlanan taslak metinde, kiralama işlemlerinin sınıflandırılmasına dayanan mevcut modeldeki problemleri gidermeyi ve kiralama işlemlerinden doğan nakit akışlarının tutarı, zamanlaması ve belirsizliği hakkında finansal tablo kullanıcılarına ihtiyaca ve gerçeğe uygun bilgi sunulmasını sağlamayı amaçlamaktadırlar. IASB ve FASB’nin birlikte yayımladığı bu taslağın, aynı zamanda Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (IFRS) ve Amerikan Genel Kabul Görmüş Muhasebe İlkeleri (US GAAP) arasındaki yakınsama çalışmalarına da katkı sağlaması beklenmektedir.

TMS 17 Kiralama İşlemleri Standardı kiralama işlemlerinin finansal kiralama ya da faaliyet kiralaması olarak sınıflandırılmasını gerektirmektedir. Ancak mevcut kiralama hükümlerine yönelik yapılan eleştirilerde, bu ayrıma gerek olmadığı ve kiralama işlemlerinin bu şekilde sınıflandırılmasının ekonomik olarak benzer nitelikteki işlemlerin çok farklı şekilde muhasebeleştirilmesine yol açtığı ileri sürülmektedir. Ayrıca finansal kiralamalarla faaliyet kiralamaları arasındaki söz konusu ayrım, yatırımcılar açısından farklı işletmelerin finansal tablolarının karşılaştırılabilirliğini zorlaştırmaktadır. Bunların yanı sıra, söz konusu ayrım çerçevesinde esasında benzer nitelikteki işlemler çok farklı şekillerde muhasebeleştirilebildiği için, bu ayrım istenilen muhasebe sonuçlarına ulaşmak için işlemlerin farklı şekilde yapılandırılmasına da fırsat vermektedir. Bu sebeplerle taslakta kiralama işlemlerinin finansal kiralama veya faaliyet kiralaması olarak sınıflandırılması gerekliliğine son verilmiş ve tüm kiralama işlemleri için tek bir model öngörülmüştür. Yeni model tüm kiralama işlemlerinin aynı şekilde muhasebeleştirilmesini gerektirmektedir.

Kiralama işlemlerinin muhasebeleştirilmesine ilişkin mevcut hükümlerde, bir kiralama işleminin finansal kiralama olarak sınıflandırılması durumunda, kiracının bu kiralama işlemine ilişkin varlık ve borçlarını finansal durum tablosunda göstereceği; buna karşın kiralama işleminin faaliyet kiralaması olarak sınıflandırılması durumunda, kiracının finansal durum tablosunda herhangi bir varlık veya borç göstermeyeceği, kiracının kiralama süresince yaptığı kira ödemelerini basitçe gider olarak muhasebeleştireceği öngörülmektedir. Bu durum işletmenin varlık ve borçlarının olduğundan az görünmesine ve yatırımcıların faaliyet kiralamasının etkisini görebilmek için kiracının finansal tablolarını kendi tahminlerine dayalı olarak sürekli düzeltmek zorunda kalmalarına yol açmaktadır. Taslakta ele alınan yeni modelde tüm kiralama sözleşmelerinden kaynaklanan varlık ve borçların kiracının finansal durum tablosunda gösterilmesi zorunlu kılınarak bu problemlerin giderilmesi amaçlanmıştır. Bu sayede yatırımcılar da kiracının finansal durum tablosunda sunulan tutarları düzeltmek zorunda kalmadan işletmenin kiralama faaliyetlerine ilişkin bilgi sahibi olabileceklerdir.

Mevcut standarda göre, bir finansal kiralama işlemi gerçekleştiren kiracı, finansal durum tablosunda kiralanan varlığı ve kira borcunu, kapsamlı gelir tablosunda ise faiz ve amortisman giderlerini göstermekte iken; bir faaliyet kiralaması işlemine girişen kiracı finansal durum tablosuna herhangi bir varlık ve borç yansıtmamakta sadece kira giderlerini kapsamlı gelir tablosunda göstermektedir. Taslakta tüm kiralama işlemleri için öngörülmüş olan yeni modele göre ise kiracı, finansal durum tablosunda, kira ödemeleri karşılığında kiralanan varlığı (‘dayanak varlık’) kiralama süresi boyunca kullanma hakkını temsil eden bir ‘kullanım hakkı veren varlık’ ve kira ödemelerine ilişkin bir borç; kapsamlı gelir tablosunda ise amortisman ve faiz giderlerini gösterecektir.

Mevcut kiralama standardıyla ilgili problemlerin çoğunun kiracının finansal tablolarında faaliyet kiralamalarının gösterimiyle ilgili olmasına rağmen, kiraya verenler için mevcut kiralama hükümlerini aynen sürdürmenin, kiracıların yapacakları muhasebeleştirmeye ilişkin öngörülen yeni yaklaşım ile tutarsız olacağı düşünülmüştür.

Bu durumun, ayrıca, Kurulların Müşterilerle Yapılan Sözleşmelerden Doğan Hasılat Nihai Taslağında hasılatın muhasebeleştirilmesine ilişkin öngördükleri yaklaşım ile de tutarsız olacağı öngörülmüş ve sonuç olarak Kiralama İşlemleri Nihai Taslağında hem kiracıların hem de kiraya verenlerin yapacakları muhasebeleştirme ile ilgili hükümlere yer verilmiştir. Taslakta kiraya verenlerin yeni modeli, edim yükümlülüğü yaklaşımı veya finansal durum tablosu dışı bırakma yaklaşımından birini kullanarak uygulayacakları belirtilmiştir. Kiraya verenler hangi yaklaşımı uygulayacaklarına, kiralanan varlıkla ilişkili önemli risk veya faydaları ellerinde tutup tutmadıklarını dikkate alarak değerlendireceklerdir. Kiraya veren, dayanak varlıkla ilişkili önemli risk veya faydaları elinde tutuyorsa, kiralama işleminin muhasebeleştirilmesinde performans yükümlülüğü yaklaşımını uygular. Bu yaklaşıma göre, kiraya veren dayanak varlığı finansal durum tablosunda göstermeye devam eder ve ayrıca kira ödemelerini alma hakkına ilişkin bir varlık ve kiralama süresi boyunca dayanak varlığın kiracı tarafından kullanımına izin verme yükümlülüğüne (‘edim yükümlülüğü’) ilişkin bir borç muhasebeleştirir.

Bu yaklaşımda kiraya verenin kiralama işleminden doğan borcunu kiralama süresi boyunca sürekli olarak yerine getirdiği ve bu nedenle kira gelirini kiralama süresi boyunca devamlı olarak muhasebeleştireceği düşünülür. Kiraya veren dayanak varlıkla ilişkili önemli risk ve faydaları elinde tutmuyorsa, kiralama işleminin muhasebeleştirilmesinde finansal durum tablosu dışı bırakma yaklaşımını uygular. Bu yaklaşımda kiraya veren kiralama işlemini, mevcut durumda finansal kiralamaların muhasebeleştirilmesine benzer şekilde muhasebeleştirecektir. Gelirin muhasebeleştirilme biçimi, mevcut durumda üretici ve satıcı konumundaki kiraya verenler için öngörülen hasılatın muhasebeleştirilme biçimine benzemektedir. Bununla birlikte, kira ödemelerini alma hakkının ölçümünde, kira gelirinin muhasebeleştirilmesinde ve kalıntı varlıkların ölçümünde önemli değişiklikler söz konusudur. Bu yaklaşıma göre, kiraya veren kiralama işleminden doğan borcunu, kiralama süresinin başlangıç tarihinde kiralanan varlığı kullanma hakkını kiracıya devrederek yerine getirir. Bu nedenle, bu yaklaşımı uygulayan bir kiraya veren, kira gelirini kiralama süresinin başlangıç tarihinde muhasebeleştirir.

Taslak, kiralama işlemlerinden kaynaklanan varlık ve borçların ölçülmesi ile ilgili olarak da önemli değişikler getirmektedir. Kiracı ve kiraya veren tarafından muhasebeleştirilecek varlık ve borçların ölçülmesinde;

• Kiralama sözleşmesinde yer alan kiralama süresini uzatma veya sona erdirmeye ilişkin her türlü opsiyonun etkisi dikkate alınarak, gerçekleşme olasılığı gerçekleşmeme olasılığından daha fazla olan muhtemel en uzun süre kiralama süresi olarak kabul edilecek,

• Koşullu kira ödemelerinin, kiralama süresi opsiyonlarının cezaları ve kalıntı değer garantileri kapsamında beklenen ödemelerin de dahil olduğu kira ödemelerini yansıtmak amacıyla beklenen sonuç tekniği kullanılacak,

• Olaylar ve koşullar, önceki raporlama döneminden beri, bu varlık ve borçlarda önemli bir değişiklik olduğuna işaret ederse yapılan tahminler güncellenecektir.

Kiralama süresinin uzatılması veya sona erdirilmesine ilişkin opsiyonlar, koşullu kira ödemeleri ve kalıntı değer garantileri gibi değişken nitelikteki unsurların kiralama işleminden doğan varlık ve borçların ölçümünde dikkate alınması, yatırımcılara işletmenin beklenen nakit akışları ile ilgili bilgi verecektir. Kiralama işlemlerine ilişkin mevcut hükümler genellikle bu tür kalemleri, varlık ve borçların ölçülmesinde hesaba katmamakta ve dolayısıyla yatırımcılar için gelecek nakit akışlarını tahmin etmeyi zorlaştırmaktadır.

Kiralama İşlemleri Nihai Taslağı büyük ilgi uyandırmış ve sekiz yüze yakın yorum mektubu alınmıştır. Kurulların kiralama işlemlerinin muhasebeleştirilmesine ilişkin ilke bazlı, tek bir standart geliştirme çabaları birçok kesim tarafından desteklenmiş, bununla birlikte içerikteki teknik detaylar ve öngörülen yeni uygulamaların karışıklığı ile ilgili endişeler de belirtilmiştir. IASB ve FASB, taslakla ilgili söz konusu endişeleri dikkate alarak yeni bir taslak metin yayımlamaya karar vermiştir. Yeni taslak metnin 2012’nin ilk çeyreğinde yayımlanması beklenmektedir.

KAYIT DIŞI EKONOMİYLE MÜCADELE STRATEJİSİ

KAYIT DIŞI EKONOMİYLE MÜCADELE STRATEJİSİ EYLEM PLANI (2011-2013)

ANKARA 2011

GİRİŞ

Kayıt dışı ekonomi, Devletten gizlenen, kayda geçirilmeyen ya da geçirilemeyen ve bu sebeple de denetlenemeyen faaliyetler olarak tanımlanabilir. Buna göre, bazı kayıt dışı ekonomik faaliyetler yasadışı faaliyetler olduğu halde, bazıları ise yasaklanmamış bir faaliyetin bilinçli olarak kayıtlara geçirilmemesi, dolayısıyla vergilendirilmemesi şeklinde meydana gelmektedir.

Bu çerçevede, yasaklanmamış faaliyetlerden olup, bilinçli olarak kayıt dışına çıkarılan işlemler ve bu işlemler dolayısıyla meydana gelen vergi kayıp ve kaçağı önemli bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.

Ekonomik faaliyetlerin kayıt altına alınarak vergi toplanması ve bu ekonomik büyüklüğün vergi, istihdam ve millî gelir boyutlarıyla da kavranmasına yönelik olarak hazırlanan “Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele Stratejisi Eylem Planı (2008-2010)” 05/02/2009 tarihli ve 27132 sayılı Resmî Gazetede 2009/3 sayılı Başbakanlık Genelgesi olarak yayımlanmış ve Eylem Planında yer alan eylemlere ilişkin gerçekleşmeler Gelir İdaresi Başkanlığınca takip edilmiştir.

Diğer taraftan, 2011 Yılı Programının 31 No.lu Tedbirinde, söz konusu Eylem Planının 2011-2013 yıllarını kapsayacak şekilde güncelleneceği hususuna yer verilmiş, bu çerçevede, 2008-2010 dönemi Eylem Planında yer alan eylemlere ilişkin gerçekleşmeler ile kurum ve kuruluşlardan gelen eylem önerileri değerlendirilmek suretiyle “Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele Stratejisi Eylem Planı (2011-2013) Taslağı” hazırlanmış ve Ekonomi Koordinasyon Kurulunda görüşülerek nihaî halini almıştır.

Read more

Turmob Bağımsız Denetim Eğitimi Prof. Dr. Nejat Bozkurt Son Bölüm

Prof. DR. Nejat Bozkur’un anlatımıyla Bağımsız Denetim Eğitim Videosu Son Bölüm.

Bu videolar TURMOB bağımsız denetim Eğitimleri kapsamında hazırlanmış olup, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerle, Yeminli Mali Müşavirlerin eğitilmesi için hazırlanmış olup, Bu görsel Eğitim videoları her zaman el altında olması gereken kaynaklardan.

 

Bağımsız Denetim Videosu

Prof. Dr. Nejat Bozkurt Anlatımıyla Turmob Bağımsız Denetim Eğitim Videosu.

Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Yakın bir zaman içinde KGK kapsamında Bağımsız Denetim Eğitimlerine Başlayacaklar.

Muhasebe Camiası Avrupa Birliği Müktesabında Bağımsız Denetime yabancı sayılır. O nedenledir ki bulabildiğimiz kadar görsel kaynakları ekleyip kendimizi bilgilendirmeliyiz.


ikinci el eşya alım satım ikinci el eşya escort bayan escort bayan escort bayan