Tag Archive for iş görme edimi

İşçinin iş Görme Edimini Yerine Getirmesinin İş Mevzuatındaki Sonuçları

İŞÇİNİN İŞ GÖRME EDİMİNİ YERİNE

GETİRMEMESİNİN İŞ MEVZUATINDAKİ

SONUÇLARI

1. Giriş:

4857 sayılı İş Yasasının 25’inci maddesinin II’inci fıkrasının (h) bendinde; “..İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde, yapmamakta ısrar etmesi halinde..” işverenin haklı nedenlerle, işçinin iş sözleşmesini feshi hakkı, hüküm altına alınmıştır.

2. İşçinin Görevi Kendisine Hatırlatıldığı Halde Yapmamakta Israr Etmesi:

İşçi ile işveren arasında imzalanan iş sözleşmesi, her iki tarafa da, hak ve yükümlülükler getirmektedir. İş sözleşmesinin işçiye yüklemiş olduğu borçlardan beri de, “ işçinin iş görme borcu”dur. İşçinin, iş görme kapsamında yapacağı işlerin çeşidi, işçi ile işveren arasında imzalanmakta olan iş sözleşmelerinde, iş yerinde varsa, uygulanmakta olan toplu iş sözleşmelerinde veya iş yeri iç yönetmeliklerinde açıklanmıştır. Dolayısıyla, işçinin işe başlaması ile birlikte yapacağı işlerde, yazılı açıklamanın yanında zaman zaman sözlü olarak da bildirilmektedir.

İşçinin, iş görme edimini yerine getireceği yer iş yeridir. 4857 sayılı İş Yasasının 2’nci maddesinde de, iş yerinin tanımı yapılmıştır. Öyle ise işçi, iş görme edimini, iş sözleşmesinde yazılı olan ve İş Yasasının 2’nci maddesinde de tanımını bulan iş yerinde yerine getirmekle yükümlüdür. İşçinin, iş sözleşmesinin gereği olan ve işverene karşı ikinci bir borcu da, işverenin emir ve talimatlarını yerine getirmektir. Dolayısıyla, işçi işverenin, iş konusunda vereceği her türlü emir ve talimatları yerine getirmekle yükümlüdür. İşçinin, işvereni emir ve talimatlarını yerine getirme yükümlülüğünün karşılığı olarak da, işverenin yönetim hakkını kullanması olarak anlaşılmaktadır.

İşçinin iş görme edimi, işveren ile işçi arasında yapılan iş sözleşmesinde belirtileceği gibi, iş yerine ait iç yönetmeliklerle de, işçinin günlük çalışma süresi, işin başlaması, ara dinlenmesi, işin bitiş saatleri, işçinin hafta tatilini kullanacağı gün ve işçinin iş yerinde kullanacağı araç ve gereçlerin de burada belirtilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda işçinin, işverene karşı borçlarından bir diğeri de, işçinin sadakat borcudur. İşçi, kendisine gösterilen iş yerinde çalışmasını sürdürürken, işverenin menfaatlerine olan işleri yapması, işverenin menfaatine uygun olmayan işleri de yapmaması gerekmektedir. Ayrıca, kendisine verilen işleri yaparken dikkatli olması, özen göstermesi ve kendisinden beklenilen her türlü ihtimamı göstermesi gerekmektedir. İşçi, bu kendisine yüklenen görevleri hiç kuşkusuz yerine getirmekte yükümlü olduğuna göre, iş görme kapsamında kendisine verilen görevlerden kaçamayacağı, işverenin menfaatine olmayan işleri yapmayacağı, işverenin emir ve talimatlarını hemen yerine getirmemesi durumlarında, 4857 sayılı İş Yasasının 25’inci maddesinin II’nci fıkrası, (h) bendi hükmüne göre de, işçinin yapmakla görevli olduğu hususların kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi halinde, iş sözleşmesinin, işveren tarafından feshedileceği gerçeğini de bilmesi gerekmektedir.

Açıklamaya çalıştığım bu durum, çalışma hayatında her zaman pek gerçekleşmeyebilmektedir. Çünkü, işçinin yapmakla görevli olduğu işleri, yapmamakta ısrar etmesi subjeklif bir olay olup, ispatı da kolay yapılamamaktadır. İşçinin, işverenle yapmış olduğu iş sözleşmesi gereğince, sözleşmelerde yazılı olan görevleri yapacağına dair sözleşme imzalamış ve bu görevlerini bilmesine rağmen, neden işverenin emir ve talimatlarına uymayarak, yapmakla görevli olduğu işlerini yapmamakta ısrar etsin. İşte bu husus uygulamada çok farklı sonuçlar doğurmaktadır. Her ne kadar, yasa hükmüne göre, uyarılara rağmen işçinin işini eksik yapması veya kötü yapması veya yetersiz olması durumlarında, iş sözleşmesinin, işveren tarafından feshi hakkını gündeme gelecektir. Diğer taraftan, işveren tarafından işçiye verilen talimatlar doğrultusunda, işçinin yapmaması gerektiği işlerden ise, işverenin bu talimatını işçinin iş yerine getirmek mecburiyeti bulunmamaktadır. İşveren ise, bu nedenle işçinin iş sözleşmesini feshetme hakkı mevcut değildir.

İşçinin, kendisine verilen görevi yapmakla yükümlü olduğunu bilmesine rağmen, işverenin ısrar etmesi karşısında, bilerek ve isteyerek kasten o işi yapmaması veya eksik yapması gerekmektedir. İşçi, kendisine verilen görevi kendi isteği ile yerine getirmeyeceği gibi, bazen de, işçinin yetersizliğinden veya beceriksizliğinden de kaynaklanabilmektedir. İşveren tarafından bu hususların iyi tespit edilmesi gerekmektedir. İşçi kendisine verilen görevi bilerek ve kasten yapmıyor ise, bu durumda, işverene iş sözleşmesinin haklı nedenle feshi hakkı doğar. Ancak, işçi kendisine verilen görevi fiziki şartların yetersizliğinden, alet ve makinelerin demode olmuş olmasından dolayı, eksik veya istenilen nitelikte yerine getiremiyor ise, bu husus da, işçinin iş sözleşmesinin feshi hakkı öncelikle gündeme getirmez. Bu durumu bir örnekle açıklayalım. Örneğin; mobilya sektöründe çalışan bir işçinin, iş yerinde tamamlanmış bir mobilyayı, müşterinin evine götürüp monte etmesi durumunda, bilinen ve görülen süre, 2- 3 saatlik bir zaman diliminde tamamlanıyor ise, bahse konu işçinin, bu şekildeki bir mobilyayı bir günlük zaman diliminde monte edip tamamlaması durumunda, burada, işçinin işine gereken zamanı ayırmadığı, kendisinden beklenilen ihtimamı göstermediğinden, işverenin de zarar görmesi kaçınılmaz olacaktır Öyle ise, işçinin bu eylem ve fiili, görevini yapması hatırlatıldığı halde, bilerek ve isteyerek yerine getirmediği sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Zira, daha önce defalarca, bu görev yapılmış ve kullanılacak sürenin azami üç saat kadar olacağı herkes tarafından da binilmektedir. Buna rağmen işçinin, bir günlük zaman diliminde, bu görevini tamamlayamamış olması, işçinin, işini yapmadığı veya eksik yaptığı gerçeğini, açık ve net olarak ortaya koymaktadır.

İşçinin bilerek ve kasten işini yapmaması veya eksik yapmasından dolayı da, işverenin zarar görmesinin yanında, işçinin yapmakla görevli olduğu işlerini yapmaması veya eksik yapmasından dolayı, işverenin bu işçiyi, işini gereği gibi yerine getirmediği hususunda, uyarması da gerekmektedir. 4857 sayılı İş Yasasında, işçinin nasıl uyarılacağı veya ikaz edileceği hususunda da bir açıklama mevcut değildir. Ancak, görevini gereği gibi yapmayan işçiye, işveren yazılı olarak ihtar vererek ve ihtarın sonunda yine, işçinin işini yapmaya devam etmesi halinde iş sözleşmesinin kesin olarak feshedileceğini de belirtilmesi gerekir. İşveren tarafından yapılan bu yazılı ihtar, işçinin iş sözleşmesinin feshinde kanıtlayıcı bir belge olacağından, mutlaka işçinin özlük dosyasında saklanması gerekir. İşçinin görevini yapmadığı hususunda, işveren tarafından yapılan uyarıların, ileriki safhalarda ispatı işveren tarafından yapılacağı için, işçiye yapılan uyarıların da mutlaka yazılı olarak yapılması gerekir.

Yargıtayın da bu konuda birçok kararları mevcuttur. Yargı kararına göre de, kendisine verilen görevleri yapmayan, amirlerine sürekli karşı gelen, verilen emirlere itaat etmeyen işçiye, ücret kesimi cezası verilmiş veya ihtarda bulunulmuş olmasına rağmen, halen bu hareketlerini devam ettiren işçinin, iş sözleşmesinin, işveren tarafından haklı nedenlerle feshedilebileceğini de yerinde bulmaktadır. Diğer taraftan, işçinin kasıtlı veya kusurlu davranışlarının bulunmadığı fiziki yetersizlikler veya teknolojik yetersizlikler, işçinin görevini tam olarak yapamadığı durumlarda, işverenin, haklı nedenlere dayandırarak, işçinin iş sözleşmesini feshetmesinin, yerinde olmadığı görüşüne de yer verilmiştir. Çünkü , işçinin buradaki yetersizliği işçiden kaynaklanmamaktadır. Buradaki yetersizlik, fiziki koşulların uygun olmaması veya, kullanmakta olduğu alet ve makinelerin teknik anlamda yetersiz olmasından kaynaklanmaktadır. Bu durum karşısında, işçiyi kusurlu bulmak hakkaniyet kurallarına uygun olmadığı gibi, işveren tarafından gerçekleştirilecek olan iş sözleşmesinin feshi işlemi de, haksız fesih olarak değerlendirilecektir.

3. İşçinin İş Görme Edimini Yerine Getirmeyeceği Yasal Hususlar:

İşçi yasal olarak işverene karşı, iş görme edimini şu hususlarda yerine getirmeyebilir.

a) İşçinin ücreti, ücret ödeme gününden itibaren 20 gün içerisinde mücbir bir sebep olmaksızın ödenmez veya eksik ödenir ise, o zaman işçiye, iş görme edimini yerine getirmeme hakkı doğmaktadır. İşçi, hak kazandığı ücreti ödenene kadar, iş görme edimini yerine getirmeyebilecektir. Ancak, hak kazandığı ücreti ödendikten sonra, bu hakkını kullanmaktan vazgeçmesi gerekmektedir.

b) 4857 sayılı İş Yasanının 84’üncü maddesi hükmüne göre, işverenin, işçinin iş sağlığını bozacak, vücut bütünlüğünü tehlikeye düşürecek acil ve hayati bir tehlike karşısında, işverenin acil olarak, iş güvenliği ve işçi sağlığı açısından yasal tedbirleri almaz ise, bu yasal tedbirlerin işveren tarafından sağlanıncaya kadar, işçiye iş görme edimini yerine getirmemesi hakkı da doğmaktadır. Dolayısıyla, iş yerinde, işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirleri alınıncaya kadar, işçiye de, iş yapmama özgürlüğü verilmiştir. Bu durumda, işçinin iş sözleşmesi işveren tarafından şayet feshedilir ise, bu fesih işleminin haklı bir fesih olduğunu söylemek de mümkün değildir.

4. Sonuç:

İşçinin yapmakla ödevli olduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmaması durumunda iş sözleşmesi, işveren tarafından, haklı nedenlere dayanarak feshedileceği, 4857 sayılı İş Yasasının 25’inci maddesinin II’nci bendinin (h) fıkrasında da hüküm altına alınmıştır. Ancak, işçinin yapmakla ödevli olduğu, diğer bir ifadeyle, işçi ile işveren arasında imzalanmış olan iş sözleşmesindeki görevlerini yapmaması durumunda, işveren tarafından bu görevlerini yapması için, işçinin uyarılması veya işçiye ihtar verilmesi gerekmektedir. Şayet, işçi işveren tarafından kendisine yapılan ihtar veya uyarılara aldırış etmeden, görevlerini eksik yapmaya veya yapmamaya devam eder ise, o zaman işverene haklı nedenlerle işçinin iş sözleşmesini fesih hakkı doğmaktadır.

İş yerindeki fiziki şartların uygun olmaması veya işçinin kullandığı alet ve makinelerin yeterli olmamasından dolayı, işçinin görevini yapamaması veya eksik yapması durumunda ise, işçinin işveren tarafından iş sözleşmesinin feshi işleminin, haklı bir fesih olarak değerlendirilemeyeceğinin de bilinmesi gerekmektedir. Çünkü, burada işçinin, yapmakla ödevli olduğu görevlerini, bilerek veya kasten yapmama gibi bir durumun söz konusu olmayıp, dolayısıyla, işçinin verimsizliği, işçinin kastından kaynaklanmayıp, iş yerinin veya iş şartlarının olumsuzluklarından kaynaklanmaktadır. Öyle ise, işçinin işgörme edimini yerine getirmemesi durumunda, işveren tarafından iş sözleşmesinin feshinden önce, mutlaka işçinin yazılı olarak ikaz edilmesi gerekmektedir.

Ali KIRDAĞ

Çal. ve Sos. Güv. Bak.

Baş İş Müfettişi